Muhammed Yusuf YAŞAR
Niğde Çiftlik Vaizi
 

HZ. PEYGAMBERİ KIZDIRAN HADİSELER

 

I. PEYGAMBER’İN KIZMA GEREKÇELERİ

A. CEHALET

Hz. Peygamber (sav)’in öfkelenme gerekçelerinin başında; Müslümanların yeterince araştırma yapmadan ve bilmeden, yani cehaletlerine rağmen görüş ortaya atarak yanlış uygulamalara sebep olmaları gelmektedir.

Bu olaylardan bir tanesini Câbir b. Abdillah anlatıyor:

Bir seferdeydik. İçimizden birinin başı yarıldı. Yaralı kişi ihtilâm oldu. Çevresindekilere yaralı olduğu için teyemmüm yapıp yapamayacağını sordu. Onlar da:

— Sen yıkanacaksın, teyemmüm yapamazsın dediler.

O şahıs yıkandı, su ve soğuğun tesiriyle vefat etti.

Hz. Peygamber (sav)’in huzuruna gelindiğinde olay kendisine haber verildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), öfkeli bir halde:

— Adamı öldürdüler. Allah (cc) da onları öldürsün. Bilmediklerini sorsalardı ya. Cehalet derdinin ilacı, sormaktır, buyurdu[1].

Câhillikten Dolayı Bir Kişinin Ölmesine Neden Olanlara Efendimizin Kızdığına Dair Hadis

1. Ebû Dâvûd Rivâyeti:

Ebû Dâvûd, Musa b. Abdirrahman el-Antâkî, Muhammed b. Seleme, Zübeyr b. Harîk el-Cezerî, Atâ b. Ebî Rabâh kanalıyla Câbir b. Abdillah’tan naklen yaptığı rivâyette Câbir b. Abdillah’ın diliyle:

Bir seferdeydik. İçimizden birinin başı yarıldı. Yaralı kişi ihtilâm oldu. Çevresindekilere yaralı olduğu için teyemmüm yapıp yapamayacağını sordu. Onlar da:

— Sen yıkanacaksın, teyemmüm yapamazsın dediler.

O şahıs yıkandı, su ve soğuğun tesiriyle vefat etti.

Hz. Peygamber (sav)’in huzuruna gelindiğinde olay kendisine haber verildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), öfkeli bir halde:

— Adamı öldürdüler. Allah (cc) da onları öldürsün. Bilmediklerini sorsalardı ya. Cehalet derdinin ilacı, sormaktır, buyurdu[2].

Ebû Dâvûd’un râvileri hakkında şu değerlendirmeler yapılmıştır:

1.1. Ebû Said, Musa b. Abdirrahman el-Antâkî (?), Ebû Hatim, saduk; en-Nesâî, hadisinin alınmasında herhangi bir beis yoktur diye nitelendirmektedir. İbn-i Hibban es-Sikât adlı eserinde zikretmektedir[3].

1.2. İbn Abdillah, Muhammed b. Seleme el-Bâhilî (v. 193/809). en-Nesâî. El-‘Aclî sika diye nitelendirirken; İbn-i Hibban es-Sikât adlı eserinde zikretmektedir[4].

1.3. Zübeyr b. Harîk el-Cezeri (150/767). Dârekutnî, itibar edilir; Ebû Zur‘a, şeyh; İbn Ma‘în, İbnü’l-Medenî, Dûrî, zayıf; Mervezî, işi gevşek; en-Nesâî, zayıf diye nitelendirmişlerdir. İbn-i Hibban sikalar içinde saymıştır[5].

1.4. Atâ b. Ebî Rebâh (114/732). İbn-i Hacer, sika; Muhammed b. Sa‘d, sika, fakîh, âlim; İbnü’l-Medenî; sebt; İbn Ma‘în, sika; Ebû Zur‘a, sika olarak zikredilmektedir. İbn-i Hibban es-Sikat adlı eserde nakletmektedir[6].

1.5. Ebû Abdillah, Câbir b. Abdillah b. ‘Amr b. Haram el-Ensârî es-Sülemî (78/697), kendisi ve babası sahabîdir, sünnet hıfzında müksirûndandır. Peygamberimiz ile birlikte 19 gazveye katılmıştır. Mescid-i Nebevî’de Rasûlüllah (sav)’ın ilim halkasından ilim tahsil etmiştir. Medine’de vefat eden sahabîlerin sonuncularındandır[7].

Hadis, tahdîs ve ‘an‘ane sîgalarıyla nakledilmiştir. Humâsî olan hadisin senedi muttasıldır. Hadisin ravilerinden el-Cezerî hakkında yapılan cerh ifadeleri göz önüne alınacak olursa, bu hadise hasen hükmü verilebilir. Hadis yazılır ve şahid olan bir başka daha sahih bir hadisle hüccet olabilir.

Peygamberimizin böylesine ağır bir şekilde “Allah (cc) da onları öldürsün” ifadesi, bilmediği halde fetva vermeye kalkışanları tenkit etmesi, herhalde günümüze yönelik çok ciddi bir ikazdır. Her gün rasgele, bilgisizce, hiçbir İslâmî ve insânî kaygı duymadan dînî konularda diledikleri gibi ahkâm kesenlerin bu öfke ve ikaza muhatap oldukları zihinlerden uzak tutulmamalıdır[8]

 

[1] Ebû Dâvûd, Tahare, 125, İbn Mâce, Tahare, 93; Dârimî, Vudu’, 70, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. I, s. 230; c. VI, s. 298.

[2] Ebû Dâvûd, Tahare, 125, İbn Mâce, Tahare, 93; Dârimî, Vudu’, 70, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. I, s. 230; c. VI, s. 298.

[3]  TA \l "el-Mizzî, Cemaleddin Ebî'l-Haccâc Yusuf, Tehzîbu'l-Kemâl fî Esmâi'r-Ricâl, Lübnan, 2002" \s "el-Mizzî, Cemaleddin Ebî'l-Haccâc Yusuf, Tehzîbu'l-Kemâl fî Esmâi'r-Ricâl, Lübnan, 2002" \c 1 el-Mizzî, Cemaleddin Ebî'l-Haccâc Yusuf, Tehzîbu'l-Kemâl fî Esmâi'r-Ricâl, Lübnan, 2002 TA \s "el-Mizzî, Cemaleddin Ebî'l-Haccâc Yusuf, Tehzîbu'l-Kemâl fî Esmâi'r-Ricâl, Lübnan, 2002" , 29/97; İbn Hacer el-Askalânî, Şihabeddin Ahmed b. Ali, Tehzîbu't-Tehzîb, Lübnan, 1996 TA \l "İbn Hacer el-Askalânî, Şihabeddin Ahmed b. Ali, Tehzîbu't-Tehzîb, Lübnan, 1996" \s "İbn Hacer el-Askalânî, Şihabeddin Ahmed b. Ali, Tehzîbu't-Tehzîb, Lübnan, 1996" \c 1 ,  10/355; İbn Hacer el-Askalânî, Şihabeddin Ahmed b. Ali, Takrîbu't-Tehzîb, Lübnan, 1995 TA \l "İbn Hacer el-Askalânî, Şihabeddin Ahmed b. Ali, Takrîbu't-Tehzîb, Lübnan, 1995" \s "İbn Hacer el-Askalânî, Şihabeddin Ahmed b. Ali, Takrîbu't-Tehzîb, Lübnan, 1995" \c 1 ,  1/552.

[4] Tehzîbu’l-Kemâl, 25/289; Tehzîb, 9/171.

[5] Tehzîbu’l-Kemâl. 9/303; Tehzîb, 3/271, 315; Takrîb, 1/214.

[6] Tehzîb, 7/202.

[7] İbn-i Abdilberr, Ebû Ömer Yusuf b. Abdillah b. Muhammed el-Kurtubî, el-İstî’âb fî Marifeti'l-Ashâb, Lübnan, 2002 TA \l "İbn-i Abdilberr, Ebû Ömer Yusuf b. Abdillah b. Muhammed el-Kurtubî, el-İstî’âb fî Marifeti'l-Ashâb, Lübnan, 2002" \s "İbn-i Abdilberr, Ebû Ömer Yusuf b. Abdillah b. Muhammed el-Kurtubî, el-İstî’âb fî Marifeti'l-Ashâb, Lübnan, 2002" \c 1 ; 1/221, İbnü'l-Esîr, Ebû'l-Hasan Ali b. Muhammed el-Cezerî, Üsdü'l-Ğâbe fî Marifeti's-Sahâbe, Lübnan, 1997 TA \l "İbnü'l-Esîr, Ebû'l-Hasan Ali b. Muhammed el-Cezerî, Üsdü'l-Ğâbe fî Marifeti's-Sahâbe, Lübnan, 1997" \s "İbnü'l-Esîr, Ebû'l-Hasan Ali b. Muhammed el-Cezerî, Üsdü'l-Ğâbe fî Marifeti's-Sahâbe, Lübnan, 1997" \c 1 , 1/307; İbn Hacer el-Askalânî, Ahmed b. Ali, el-İsâbe fî Temyîzi's-Sahâbe, Lübnan, 1998 TA \l "İbn Hacer el-Askalânî, Ahmed b. Ali, el-İsâbe fî Temyîzi's-Sahâbe, Lübnan, 1998" \s "İbn Hacer el-Askalânî, Ahmed b. Ali, el-İsâbe fî Temyîzi's-Sahâbe, Lübnan, 1998" \c 1 , 1/213.

[8] ÇAKAN, İsmail Lütfi, age., s.s 252-253.

 

 
 

      e-mail:  muhammedyusufyasar@gmail.com

 

 

Sayfayı Yazdır