GÜNDEM

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

 
Sayfa-1
Her insanın yaratılışından itibaren
maddî ve manevî arzuları vardır. Ha-
yat şartları zenginleştikçe bu istekler
o ölçüde artmaktadır. Dolayısıyla ça-
ğımızdaki hızlı gelişme ve değişme
dikkate alındığında insan ister iste-
mez bu hareketliliğin merkezinde
yer almaktadır. Fakat kimi insan mo-
dern hayatın beraberinde getirdiği
aktiviteleri gerekçe göstererek dinî
değerlerin uygulama alanının sınırlı
olduğunu düşünmektedir. Diğer ta-
raftan bazıları da din ve takva anla-
yışlarını ileri sürerek sosyal ve güncel
hayatın dışında kalabilmektedir. Tari-
hin her döneminde bu tür tartışma-
lar olmuştur. Ancak günümüzde sık-
ça karşılaşılan olaylar, bu ayrışmayı
daha da belirgin hale getirmiştir.
Çünkü konu, biraz da insanların bil-
gi, düşünce ve kültür düzeyleriyle il-
gilidir. Gerçekten takva hayatı, insan-
ların özgürlük alanını sınırlandırıyor
mu? Veya tersine özgür bir hayat ya-
şamak için dini değerlere mesafeli
olmak gerekir mi? Yahut hem özgür
hem takva ehli olmak gibi iki olguyu
birlikte yaşamak mümkün müdür?
Evet, bu soruların cevabı tartışmalı
gibi görülebilir. Oysaki konu bilimsel,
objektif ve kapsamlı olarak ele alın-
dığında derinlemesine bir çelişki ol-
madığı anlaşılacaktır. Biz bu yazımız-
da, değişik uçlarda yer alan insanların
aslında aynı saffın üzerinde durduk-
larını hatırlatmaya ve irdelemeye ça-
lışacağız. Buna göre öncelikle takva
kavramıyla neyin amaçlandığını veya
içeriğinin nasıl doldurulması gerekti-
ğinin açıklanmasında yarar vardır.
Takva, Allah’a karşı derin bir saygı
duymaktır. Diğer bir anlatımla Al-
lah’ın rızasını, tutum ve davranışların-
da merkeze almaktır. İrademizi ve
tercihimizi O’nun emirleri doğrultu-
Takva, Allah’a karşı 
derin bir saygı duymaktır.
Diğer bir anlatımla 
Allah’ın rızasını, tutum ve
davranışlarında 
merkeze almaktır. 
İrademizi ve tercihimizi
O’nun emirleri 
doğrultusunda kullanmak
ve razı olacağı güzel 
davranışları 
sergilemektir. 
Doç. Dr. Fikret Karaman
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı
Özgürlük Alanı ve TAKVA