Sayfa -1-
Sonraki Sayfa
D
İN ve SOSYALHAYAT
Bizleri yoktan var eden ve her tür-
lü nimetlerle donatan yüce Allah’a
karşı görevlerimiz olduğu gibi, biz-
lere yüce Rabbimizin buyruklarını
tebliğ eden, hal ve hareketleriyle,
yaşayış ve davranışı ile örnek ve
önder olan Peygamber Efendi-
miz’e karşı da görevlerimiz, vazife-
lerimiz vardır. Efendimize karşı
olan bu görevlerimiz kısaca, onun
hak peygamber olduğuna inanmak,
buyruklarına samimiyetle itaat et-
mek ve onu içtenlikle sevmektir.
Onun için her Müslüman peygam-
berini samimiyetle, içtenlikle sever.
Aslında peygamberini sevmeyen
mümin olamaz, peygamberini sev-
meyen Müslüman düşünülemez.
Bunu dinimiz emrediyor. Yüce
Rabbimiz böyle buyuruyor, Pey-
gamber Efendimiz böyle beyan
ediyor.
Her Müslüman peygamberini se-
ver ama yüce milletimizdeki pey-
gamber sevgisi ve aşkı daha bir
başkadır. Daha derindir, daha iç-
tendir, daha samimi ve hasbîdir,
daha duyguludur. Peygamber
Efendimiz’in ismi anıldığı zaman her
Türk ona salât ü selâm getirerek
sağ elini kalbinin üzerine götürür,
bununla, peygamberin sevgisinin
daima kalbinde olduğunu, onunla
yaşadığını, onun sevgisinin kanına
kan, canına can kattığını, onun sev-
gisi olmadan yaşayamayacağını ifa-
de eder. Burada milletimizdeki
peygamber sevgisinin bazı tezahür-
lerine işaret etmek istiyoruz:
İsmini Çocuklarına Vermeleri
Yüce milletimiz, Peygamber Efen-
dimiz’e karşı olan bu hasbî sevgi ve
saygısının bir ifadesi olarak onun is-
mini çocuklarına verirler. Fakat
Peygamber Efendimiz’e hürmeten
çocuklarını Muhammed diye çağır-
mayı uygun görmedikleri için önce
bu ismi Mehemmed olarak telâffuz
etmişler, daha sonra Mehmet şek-
lini almıştır. Bu, gayet ince bir duy-
gu ve düşüncenin eseridir. Bu ko-
nuda şöyle bir olay anlatılır: Büyük
Türk Hükümdarı Gazneli Sultan
Mahmud’un bir hizmetçisi varmış.
Dr. Durak Pusmaz
Haseki Eğitim Merkezi Öğrt.
Yüce Milletimizdeki 
PEYGAMBER SEVGİSİ ve AŞKI