Not : Bu bölümde yer alan sorulara verilen cevaplar Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu; Dini Soruları Cevaplama Komisyonu tarafından cevaplandırılmıştır.

SORULAR

[1-35] - [36-70] - [71-105] - [106 -140] - [141-175] -  [176 - 213]

36- İmama uyan kimse kendi hatası için sehiv secdesi yapar mı?
37- Cemaat imama, caminin alt, üst ve yan odalarından iktida edebilir mi?

38- Cami içinde saflar dolmadan, müezzin yanından, yani arkadan imama uymak caiz midir?

39- Camide özel bir yeri sahiplenmek, seccade sermek doğru mudur?

40- Helal olmayan bir para ile yapılan camide ibadet makbul müdür?

41- İşyerinde namaz kılmak için işverenin izni şart mıdır?

42- Secde ayeti okununca hemen secde etmek şart mıdır?

43- Namaz esnasında alın secdede iken, ayakların yere değmesi nasıl olmalıdır?

44- Namazda secde edilen yer ayağın bastığı yerden ne kadar yüksek olursa secde sahih olmaz?

45- Kadınlar başı açık namaz kılabilirler mi? Cuma namazı kılabilirler mi?

46- Kadının imameti caiz midir?

47- Bir hanım namaz kıldıktan sonra saçını açarsa abdesti bozulur mu?

48- Müslüman bir kadın pantolon giyebilir mi? Bununla namaz kılabilir mi?

49- Erkeklerin kendilerini göreceği yerlerde, kadınların namaz kılarken kıyamı terketmeleri yani namazı oturarak kılmaları caiz midir?

50- Kadınların vakit namazlarında camiye gitmeleri caiz midir?

51- Kadınlar teravih namazına camiye gitmekle daha çok sevap mı kazanırlar?

52- Teravih namazı ne kadar süratli kılınabilir?

53- Teravih sekiz rek'at kılınır mı?

54- Kandil gecelerinde özel bir namaz var mıdır?

55- Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

56- Sünnet namazlar terkedilir mi?

57- Namaz borcu olan kimselerin, sünnet yerine kaza namazı kılmaları mı, yoksa sünnetleri terketmemeleri mi daha iyidir?

58- Kaza namazlarının her namazın arkasında kılınması şart mıdır?

59- Kaza namazını emreden ayet ve hadisler var mıdır?

60- İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu kişi yolda ve işyerinde devamlı seferi mi olur?

61- Seferilikte veya yeraltında madende çalı-şan bir kimse cem-i takdim veya cem-i tehir yapabilir mi?

62- Cuma namazı misafire farz mıdır? Misafir kişi cuma namazı kıldırabilir mi?

63- Cuma günü imam minberde iken camiye gelen kimse, cumanın ilk sünnetine başlayacak mı?

64- Türkiye Darü'l-İslam mıdır? Bazı kimseler Türkiye'de cuma namazı kılınmaz diyorlar ne dersiniz?

65- Kilisede namaz kılınabilir mi?

66- Pijama ve sabahlık ile kılınan namaz caiz midir?

67- Kısa kollu gömlekle, dar pantolonla namaz kılmak caiz midir?

68- Namaz içinde bazıları el hareketi göz hareketi yaparlar, elbiseleriyle oynarlar. Böyle kılınan namaz kabuf olur mu?

69- Namaz kılarken kaç rek'at kıldığını unutan bir kimse bu hususta ne yapabilir?

70- Mezar nakli hangi ahvalde caizdir?



36- İmama uyan kimse kendi hatası için sehiv secdesi yapar mı?

Cemaatten birinin imama uyarak kıldığı namaz-da; kendi yaptığı sehvden dolayı ne kendisi ne de İmam için sehiv secdesi gerekmez.

37- Cemaat imama, caminin alt, üst ve yan odalarından iktida edebilir mi?

Bir mescidin içerisi ve avlusu mescid olduğu gibi bitişik müştemilatı, alt ve üst katları da, imama iktida bakımından mescit hükmündedir. Keza mescitlerin "Fina-i mescit" denilen etrafı, yani kendilerine bitişik olup aralarında yol bulunmayan sahaları da imama iktida hususunda mescit hükmündedir. Bu itibarla, saflar adı geçen yerlere kadar uzanmasa bile, buralardan imama iktida sahihtir.

38- Cami içinde saflar dolmadan, müezzin yanından, yani arkadan imama uymak caiz midir?

Cami içinde ön taraflarda boşluk varken, zaru-ret bulunmadıkca gerilerden imama uymak caiz ise de mekruhtur.

39- Camide özel bir yeri sahiplenmek, seccade sermek doğru mudur?

Bir kimsenin cami ve mescitlerde kendisi için özel bir yer tayin ve tahsis ederek namazları daima orada kılması mekruhtur.

40- Helal olmayan bir para ile yapılan camide ibadet makbul müdür?

Dinen haram olan işleri yapmak suretiyle elde editen kazancın, karşılığında sevap beklemeden (yol, köprü, çeşme... gibi yerlere sarfedilerek) elden çıkarılması gerekir. Bu tür kazançların cami ve mescid gibi mukaddesatla ilgili yerlere sarfı İslam bilginlerince mekruh görülmüştür. Ancak meşru yoldan elde edilmeyen para ile cami yapıt-dığı takdirde bu camide namaz kılınır, kılınan namazların iadesi gerekmez.

41- İşyerinde namaz kılmak için işverenin izni şart mıdır?

Müslüman bir işçinin çalıştığı yerde namaz kılması için iş disiplini ve düzeni açısından işverenin veya amirinin iznini alması uygun olur. Yine aynı şekilde işverenin veya iş yerinde sorumluluk alan kimsenin Müslüman işçi çalıştırması halinde onların günlük dini görevi olan namazlarını kılabilme imkanını sağlaması gerekir.

İşçinin mesaisini su-i istimal etmemesi kaydıyla işveren bilhassa farz ve vacip namazların kılınmasından işçisini men edemez. Çünkü Allah'a isyan konusunda mahluka itaat yoktur. Aksi halde işçinin, ibadetini yapabileceği başka bir iş bulması gerekir.

42- Secde ayeti okununca hemen secde etmek şart mıdır?

Kur'an-ı Kerim'de 14 secde ayeti vardır. Bunlar-dan birini okuyan veya işiten her mükellefin secde etmesi icap eder. Namaz dışında secde ayeti okunur-okunmaz hemen secde edilmesi vacip değildir. Daha sonra müsait bir zamanda yapılabilir. Ancak, zaruret bulunmadıkça tehir edilmemesi uygun olur.

Namazda okunduğu takdirde ise, secde ayetin-den sonra, üç ayetten daha çok okunacaksa, hemen secde edilir ve kıyama kalkıp kıraate devam edilir. Secde ayetinden sonra, ancak üç ayet veya daha az okunacak ise namazda yapacağı ruku' ve secde ile tilavet secdesi de yerine getirilmiş olur; ayrıca secde gerekmez.

43- Namaz esnasında alın secdede iken, ayakların yere değmesi nasıl olmalıdır?

Bir hadis-i şerifte "yüz (alın) iki eller, iki dizler ve iki ayak uçları olmak üzere yedi aza üzerine secde etmekle emrolundum" buyrulmuştur. Bu itibarla namaz kılan kişi secdede alnını burnunu, iki ayağını ve iki eli ile iki dizini yere veya yere bitişik bir şey üzerine koyar. İki ayağın veya en az bir ayağın parmakları yere konulmadıkça secde sahih olmaz.

44- Namazda secde edilen yer ayağın bastığı yerden ne kadar yüksek olursa secde sahih olmaz?

Secde edilen yerle namaza durulan yerin aynı

yükseklikte olması asıldır. Secde edilen yerin yüksekliği, ayak basılan yerden, on iki parmak (yaklaşık 23 cm)'1an daha yüksek olmamalıdır. Secde yeri daha fazla yükseklikte olursa, secde sahih olmaz.

Cemaatin kalabalık olması nedeniyle arka safta bulunanlar, ön saftakilerin sırtına secde ederek namaz kılmaya mecbur kalırlarsa; (secde eden ve sırtında secde edilen kimseler aynı namazı cemaatle kılmış olmak şartı ile) yüksekliğe itibar edilmez; secde ve namaz sahihtir.

45- Kadınlar başı açık namaz kılabilirler mi? Cuma namazı kılabilirler mi?

a) Kadınların el, yüz ve ayakları hariç bütün uzuvları avrettir. Yani örtülmesi farzdır. Bu itibarla kadınların baş açık namaz kılmaları caiz değildir.

b) Kadınlara cuma namazı farz değildir. Bunun-la beraber camiye gidip cemaatle cuma namazını kılarlarsa, o vaktin farzını eda etmiş olurlar. Bu takdirde o günün öğle namazını kılmaları gerekmez.

46- Kadının imameti caiz midir?

Kadının kadına imameti caiz, fakat mekruhtur. Eğer kadınlar kendi aralarında cemaatle namaz kılacak olurlarsa, imam olacak kadın, erkekler gibi öne geçmez. Safın arasında durur. Öne geçmesi mekruhtur.

47- Bir hanım namaz kıldıktan sonra saçını açarsa abdesti bozulur mu?

Gerek namazdan önce, gerek namazdan sonra, bir hanımın başını veya başka bir uzvunu açması ile abdesti bozulmaz. Başı ve örtülü olması gereken diğer uzuvları örtülü olarak kıldığı namazı sahihtir. Ancak, hanımların, namaz dışında da (el, ayak ve yüz hariç) dinen kapalı bulunması gereken uzuvlarını, aralarında evlilik caiz olan yabancı erkekter yanında açık bulundurmaları haramdır.

48- Müslüman bir kadın pantolon giyebilir mi? Bununla namaz kılabilir mi?

Namaz için özel bir kıyafet yoktur. Tesettürü sağlayan teni gösterecek derecede ince, şeffaf ve vücut hatlarını belirtecek derecede dar olmayan her temiz elbise ile namaz kılmak caizdir.

Bu itibarla dar olmayan pantolon veya herhangi bir elbise ile hanımların namaz kılmasında dinen bir sakınca yoktur. Ancak hanımların, hanımlara mahsus kıyafetleri, erkeklerin de kendilerine mahsus giyim ve kıyafet şekillerini tercih etmeleri gerekir.

49- Erkeklerin kendilerini göreceği yerlerde, kadınların namaz kılarken kıyamı terketmeleri yani namazı oturarak kılmaları caiz midir?

Farz  namazlarda kıyam,  namazın farzlarındandır. "Erkekler görüyor" gerekçesiyle hanımların farz olan kıyamı terkedip, oturarak namaz kılmaları caiz değildir.

50- Kadınların vakit namazlarında camiye gitmeleri caiz midir?

Kadınların namazlarını evlerinde kılmaları efdal ise de; namaz vakitlerinde mescide giderek, kendilerine ayrılan bölümlerde namazlarını kılmalarında vaaz ve nasihat dinlemelerinde dinen bir sakınca yoktur.

51- Kadınlar teravih namazına camiye gitmekle daha çok sevap mı kazanırlar?

Kadınların, namazlarını evlerinde kılmaları daha faziletli olmakla birlikte, günümüzde camide va'z dinleyerek,   bilmedikleri   şeyleri   öğrenmeleri, imamın arkasında namaz kılarken, hatalı okuyuşlarını düzeltme imkanı elde etmeleri ve cemaat faziletini kazanmaları bakımından, tesettür ve İslamî adaba riayet ederek teravih namazı için cami ve cemaate gitmelerinde bir sakınca yoktur.

52- Teravih namazı ne kadar süratli kılınabilir?

Teravih namazı Ramazan-ı şerife mahsus yirmi rek'at, sünneti müekkede bir namazdır. İki rek'atte bir selam verildiği takdirde akşam namazının sünneti gibi dört rek'atta bir selam verildiği zaman yatsı namazının dört rek'at ilk sünneti gibi kılınır. Hangi namaz olursa olsun, daima tadil-i erkana riayet edilmesi gerekir.

Teravih namazı, cemaat halinde kılındığı zaman imamın cemaatı bıktıracak ölçüde uzun kıraat yapması uygun olmadığı gibi Fatiha'dan sonra kısa bir süre veya üç kısa ayetten noksan okunması da uygun değildir. Harflerin hakkı verilmeli, süratli okuyacağım diye harfler birbirine karıştırılmamalıdır. Oturuşlarda Tehiyyattan sonra salli, barikler de tam okunarak kılınmalıdır.

53- Teravih sekiz rek'at kılınır mı?

Teravih namazı Ramazan-ı şerife mahsus yirmi rekattan ibaret sünneti müekkede bir namazdır. Sekiz rek'at kılan bir kimse bu namazı tam kılmış sayılrnaz. Zaruri bir durum bulunmadıkça 20 rek'atın tam kılınması uygun olur. Ancak sekiz rek'at kılan kimse de kıldığı kadarının sevabını alır.

54- Kandil gecelerinde özel bir namaz var mıdır?

Kandil gecelerine ait özel bir namaz yoktur. Fakat bu mübarek geceleri, kaza namazı veya nafile namaz kılarak, Kur'an okuyarak, tevbe istiğfar ederek ve diğer ibadetlerle değerlendirmek uygun olur.

55- Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

Hz, Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in kıldığı ve kılınmasını tavsiye ettiği namazlar arasında "kabir namazı" adıyla bir namaz yoktur.

Fazla sevap kazanmak maksadıyla bir kimse istediği kadar Allah rızası için nafile namaz kılabilir.

Fakat, dinin aslında olmayan bir isim ile namaz ihdas etmek doğru olmaz.

56- Sünnet namazlar terkedilir mi?

Sünnet namazlar, sünnet-i müekkede, sünnet-i gayri müekkede olmak üzere ikiye ayrılır.

Sünnet-i Müekkede olan namazlar, Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in devamlı kılıp pek az terketmiş oldukları sünnetlerdir. Bu sünnetlerin yapılması sevaptır. Kasten terk edilmesine azap yok ise de; itap (azar) vardır. Ancak aşırı yorgunluk, hastalık ve benzeri durumlarda sünnet namazlar terk edilebileceği gibi yolculuk esnasında seferi durum da da terk edilebilir.

Sünnet-i gayri müekkede; Peygamber Efendimiz'in ibadet maksadı ile ara-sıra yapmış oldukları şeylerdir. Bu sünnetlerin yapılması güzeldir. Sevaba ve Peygamberimiz'in şefaatine vesiledir. Kılanlar, sevabını alırlar; terk edilmesi ise azarlanmayı gerektirmez.

57- Namaz borcu olan kimselerin, sünnet yerine kaza namazı kılmaları mı, yoksa sünnetleri terketmemeleri mi daha iyidir?

Hanefi mezhebine göre, üzerinde namaz borcu olan kimselerin, kaza namazı kılmaları beş vakit namazın farzlarından önce ve sonra kılınmakta olan revatib sünnetleri ile, teravih, duha ve tesbih namazı  gibi  kılınması  hakkında  Rasulüllah (S.A.V.)'in emir ve tavsiyesi olan namazlar müstesna- diğer nafile namazları kılmalarından efdaldir. Yani üzerinde namaz borcu olanlar, üzerimde kaza namazım var diye revatip olan sünnetleri terketmezler. Hem bu sünnetleri eda ederler, hem de fırsat buldukça vaktinde kılamadıkları namazları kaza ederler.

Rasulüllah (S.A.V.) bir hadis-i şeriflerinde:

"Kutun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz namaztardır. Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır. Aksi hatde, "bakın bakalım, nafileden, bir şeyi var mı?" denir. Nafile ile farz eksikleri tamamlanır.."buyurmuştur.

Malikî, Şafiî ve Hanbeli mezheplerine göre ise namaz borcu olan kimselerin sabah namazının sünneti dışında, revatip'ten olsun, olmasın, nafile namaz ile meşgul olmaları uygun değildir. Bir an önce borçlarını kaza etmeleri gerekir.

58- Kaza namazlarının her namazın arkasında kılınması şart mıdır?

Kazaya kalmış farz ve vacip bütün namazlar kerahet vakitlerinin dışında her zaman kılınabilir. Bunlar için belirli bir vakit yoktur. Ancak, düzenli bir şekilde namaz borçlarını tamamlamak için, kaza namazlarını vakit namazlarının peşinden kılmayı prensip haline getirmek güzel bir hare-kettir.

59- Kaza namazını emreden ayet ve hadisler var mıdır?

Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi vaktinde kılınamayan farz namazların kazası farz; vacip namazların kazası ise vaciptir. Kur'an-ı Kerim'de geçen "namazı kılın" emri, edaya şamil olduğu gibi kaza namazlarına da şamildir. Çünkü emredilen bir şey, eda veya kaza edilmedikçe yerine getirilmiş olmadığından zimmetten sakıt olmaz. Bu emir, Kur'an-ı Kerim'in yüz küsür yerin-de geçmektedir. Bu itibarla kaza namazları Kur'an'da yoktur demek yanlıştır. Ayrıca bu konuda bir çok hadis-i şerif vardır. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz; "Uyku veya unutkanlık sebebiyle namazını vaktinde kılamayan, hatırladığı zaman hemen kılsın" buyurmuştur. Asrı saadetten beri de buna muhalefet eden hiçbir kimse bulunmamıştır. Şu halde namazların kaza edilmesi kitap, sünnet ve icma-i ümmetle sabittir.

60- İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu kişi yolda ve işyerinde devamlı seferi mi olur?

Bir kimse ikamet ettiği yerden en az 90 km. uzağındaki iş yerine her gün gidip geliyorsa o kimse için her iki yer de Vatan-ı aslî sayılır. Her iki yerde de namazlarını, dört rek'at olarak kılar. Bu iki yer arasındaki yolculuk esnasında ise dört rek'atlı farzları iki rek'at olarak kılar.

61- Seferilikte veya yeraltında madende çalı-şan bir kimse cem-i takdim veya cem-i tehir yapabilir mi?

Hac mevsiminde Arafat'da öğle vaktinde öğle ile ikindi namazlarını Müzdelife'de yatsı vaktinde akşam ile yatsıyı cem etmenin dışında, Hanefi mezhebinde cem-i takdim veya tehir yapmak caiz değildir. Şafii mezhebinde ise sefer halinde cem-i takdim ve cem-i tehir caiz görülmüştür. Gerektiğinde Şafiî mezhebindeki ictihatla amel edilebilir.

62- Cuma namazı misafire farz mıdır? Misafir kişi cuma namazı kıldırabilir mi?

Cuma namazının farz olmasının şartlarından biri de mukim olmaktır. Dinen misafir sayılan kimselere cuma namazı farz değildir. Ancak, kıldık-ları takdirde farz olarak sahih olur ve ayrıca öğle namazını kılmaları gerekmez.

Misafir olan bir kimse, cuma namazında mukim olan cemaate imam olabilir. Üzerine cuma namazı farz olmayan kimseler cuma namazını kıldıkları takdirde üzerlerinden o günün farz olan öğle namazı sakıt olur.

63- Cuma günü imam minberde iken camiye gelen kimse, cumanın ilk sünnetine başlayacak mı?

Cuma günü imamın minbere çıkmasından itiba-ren, hutbeyi bitirinceye kadar, namaz kılmak, konuşmak, konuşana sus demek, selam alıp vermek, Kur'an okumak, tesbih çekmek, dua edene "amin" aksırana "yerhamukallah" demek caiz değildir.

Camiye, imam minbere çıktıktan sonra gelenler, oturup ezanı ve hutbeyi dinlemeli, cumanın ilk sünnetini farzdan sonra kılmalıdırlar.

64- Türkiye Darü'l-İslam mıdır? Bazı kimseler Türkiye'de cuma namazı kılınmaz diyorlar ne dersiniz?

İslamî hükümlerin açıkça icra edildiği veya Müslümanların İslamî hükümleri icra imkanına sahip olduğu ülkelere "darü'l-İslam"; bunun aksi olan ülkelere de "darü'l-harb" denir. Nüfusunun ekserisi Müslüman olan ülkeler de "Darü'1-Harp" sayılmaz.

Ayrıca; nüfusunun tamamı veya çoğunluğu Müslüman olmasa bile, islamî hükümlerin icra edilebildiği memleketler "darü'l-İslam" sayılır. Bu itibarla, Türkiye "darü'l-İslam"dır; "Darü'1-harb" değildir. Aksini iddia dinî hükümlere aykırıdır, insafsızlıktır. Bu itibarla Türkiye'de cuma namazının kılınması farzdır.

65- Kilisede namaz kılınabilir mi?

Zaruret bulunmadıkça kilisede namaz kılmak mekruhtur. Ancak namaz kılınacak uygun başka bir yer bulunamadığı takdirde, temiz olmak kaydıyle orada namaz kılınmasında dinen bir sakınca yoktur. Kilise, Havra vb. gayri müslimlere ait ibadet yerleri satın alınarak veya başka yollarla cami haline getirilirse mescit hükmünü alır. Artık o yerde namaz kılmakta hiçbir sakınca kalmaz.

66- Pijama ve sabahlık ile kılınan namaz caiz midir?

Setr-ü avrete riayet etmek ve temiz olmak şartı ile ev kıyafeti olan pijama ve sabahlıkla namaz kılmak caizdir.

67- Kısa kollu gömlekle, dar pantolonla namaz kılmak caiz midir?

a) Erkeklerin uzun kollu gömlekle kollarını sıva-yarak namaz kılmaiarı mekruh ise de kısa kollu gömlekle namaz kılmaları mekruh değildir.

b)Tesettürü sağlayan temiz her elbise ile namaz kılmak caizdir. Ancak uzuvlar belli olacak şekilde dar pantofonla namaz kılmak mekruhtur.

68- Namaz içinde bazıları el hareketi göz hareketi yaparlar, elbiseleriyle oynarlar. Böyle kılınan namaz kabuf olur mu?

Namaz kılan insan Allah huzurunda bulunuyor demektir. Namazla ilgisi olmayan ve namazı ıslaha

yönelik olmayan bazı hareketler namazı bozar. Şöyle ki:

a)Namaz içinde yapılan hareketi karşıdan gören birisi o hareketi yapanın namazda olmadığı kanaatına varırsa -buna "amel-i kesîr" denir ki- bu hareketi yapan kişinin namazı bozulmuş olur. Namaz kılarken yerden bir taş alıp kuşa atmak gibi.

b) Eğer namaz kılanın bir hareketi, karşıdan bakıldığında onun namazda olduğu kanaatını doğuruyorsa -sözgelimi dizine batacak bir taşı tek eliyle bir kenara atması gibi- buna "amel-i kalîl" denir ki namazı bozmaz. Ancak, zaruret olmadıkça, amel-i kalîl sayılan şeylerin yapılması da mekruhtur.

Namaz içinde mekruh olabilecek abes hare-ketlerden sakınılmalıdır. Namazı mekruh olarak eda etmiş olan kimsenin, vakit ve fırsat varsa namazı yeniden kılması uygun olur. Eğer vakit ve fırsat yoksa; kerahetle eda edilmiş sayılır; kaza edilmesi gerekmez.

69- Namaz kılarken kaç rek'at kıldığını unutan bir kimse bu hususta ne yapabilir?

Bir kimse namaz kılarken kaç rek'at kıldığı (kaçıncı rek'atte olduğu) hususunda şüpheye düşerse ve bu hal ilk defa başına geliyorsa namazı yeniden kılar. Böyle sık sık şüpheye düşen kimse ise kanaatına (yani galip zannına) göre hareket eder, yeniden kılması gerekmez. Mesela; öğle namazını kılarken, üç mü kıldım, dört rek'at mı kıldım diye şüphe edip de üç rek'at kılmış oldu-ğuna hüküm verirse, ihtiyaten bir rek'at daha ilave eder. Bu husustaki tereddüt ve düşüncesinden dolayı da sehiv secdesi yapar. Ayağa kalktıktan sonra dört rek'at kıldığına hükmettiği takdirde oturur teşehhüt ve selamdan sonra sehiv secdelerini yapar. Kaç rek'at kıldığına karar veremediği zaman az olanı alır. Bu durumda bir rek'at daha kılar. Ancak tereddüt ettiği rek'atın, dördüncü rek'at olması ihtimalini dikkate alarak, oturup teşehhüd yapar. Ettehiyyatü'yü okuduktan sonra, kalkıp bir rek'at daha kılar. Namazın sonunda sehiv secdelerini yapar.

70- Mezar nakli hangi ahvalde caizdir?

Vefat eden bir kimseyi, bulunduğu yerdeki kabristanlardan birine defnetmek müstehaptır. Günümüz imkanlarına göre cesedin kokma tehlikesi yoksa ve taşınabilir bir durumda ise daha defnedilmeden başka bir kabristana veya başka bir memlekete götürülüp gömülmesinde bir beis yoktur. Fakat cenaze gömüldükten sonra, bir zaruret olmadıkça kabri açılamaz ve başka yere nakledilemez. Ancak şu durumlarda kabrin nakli mümkündür.

a) Ölü, başkasına ait bir yere defnedilmiş olur ve mülk sahibi buna razı olmazsa,

b)Yol geçmesi ve benzeri sebeplerle, o yer kabristan olmaktan çıkarsa,

c) Kabri su basması tehlikesi varsa, nakli caizdir.

 

www.sohbeticanan.com