Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
Sayfa -3-
Peygamber sevgisi milletimizin kanına, iliklerine işle-
miştir. Sevgi denince akla ilk gelen, sevgi Peygam-
beri Hz. Muhammed’dir. Muhibbî mahlası ile şiirler
yazan Cihan Hükümdarı Kanûnî Sultan Süleyman:
“Hamdülillah Muhammed ümmetiyiz
Can ile Mustafa’yı kim sevmez.” der.
Bir başka şairimiz de Peygamber sevgisini şu güzel
beytiyle ifade eder:
“Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl
Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl.”
Peygamber sevgisi denilince aklımıza ilk gelen şa-
hıslardan biri de Mevlid yazarı merhum Süleyman
Çelebi 
(ö. 1422)
hazretleridir. Asırlarca Türk milleti
tarafından doğum, ölüm, evlilik, nişan ve sünnet gi-
bi çeşitli meclis ve merasimlerde coşku ile okunan
ve büyük bir hazla dinlenen Süleyman Çelebi’nin
mevlidini burada özellikle zikretmeliyiz. Latîfî’nin
Tezkiresi’nde zikredildiğine göre 
(s. 62-63)
orijinal is-
mi Vesiletü’n-Necat olan Mevlidin yazılmasına şöy-
le ilginç bir olay sebep olmuştur:
Bir vaiz Bursa’da Ulu Camii’de vaaz kürsüsünde:
“Onun elçilerinden hiç birini diğerinden ayırma-
yız.” 
(Bakara, 285)
ayetini tefsir ederken: “Bu ayet-i
kerimeden çıkan anlama göre, ben Muhammed
Mustafa’yı İsa Peygamberden -Allah’ın salât ve se-
lâmı ikisine olsun- üstün tutamam” demiş. Bunu
duyan Arap asıllı, seçkin, gayretli ve Allah Rasûlü-
nün dininin gerçek ve sadık aşıklarından biri gayre-
te gelip, kesin kanıtlar ve açık deliller ile adı geçen
vaizi susturmuştur. Bu zatın, Allah’ın kelâmının laf-
zını ve manasını iyice kavramış seçkin bir âlim ol-
duğu anlaşılmaktadır. Vaize elinde olmayarak şöy-
le hitap etmiş: “Behey nâdân ve cahil, sen tefsir il-
minde çok eksiği olan bilgisizin birisin. Yüce ayet-
lerin nâsih ve mensuhundan, muhkem ve müteşa-
bihinden haberin yok. ‘Peygamberler arasında fark
yoktur’ demekten maksat, rasûllük ve nebîlik husu-
sundadır, yoksa fazilet mertebesinde değil. Durum
sizin dediğiniz gibi olsa, “İşte biz, o elçilerden kimi-
ni kiminden üstün kıldık” 
(Bakara, 253)
ayetini nasıl
açıklayacaksınız, diyerek sert bir tartışmaya girmiş.
Ama bu hususta Bursa halkı vaize hak verip Arap
Hoca’ya destek olmayınca, o da fetva için Mısır ve
Haleb’e giderek ileri gelen Arap bilginlerinden
kendi görüşlerini destekleyen fetvalar almıştır. Fa-
kat vaize asıl cevabı, yazmış olduğu Mevlid ile o ta-
rihlerde Ulu Cami’de imam olan Süleyman Çelebi
Hazretleri vermiştir. Anadolu’da ilk mevlid yazan
olarak da bilinen Süleyman Çelebi Hazretleri aşa-
ğıdaki beyitleriyle sevgili peygamberimiz Hz. Mu-
hammed’in, peygamberlerin en faziletlisi, en üstü-
nü olduğunu belirtmektedir:
“Ölmeyip İsa göğe buldu yol
Ümmetinden olmak içindi ol
Dahi hem Mûsâ elindeki asâ
Oldu anın hürmetine ejderha
Çok temenna kıldılar Hak’tan bular
Tâ Muhammed Ümmetinden olalar
Gerçi kim bunlar dahi mürsel durur
Lâkin Ahmed efdal ü ekmel durur
Zira ol efdallığa elyak durur
Anı öyle bilmeyen ahmak durur.”
Anlamı şöyledir: “Hz. İsa’nın ölmeyip göğe çıkma-
sı, onun ümmetinden olmak içindi. Hz. Musa’nın
elindeki asa da onun hürmetine ejderha oldu.
Bunlar Muhammed ümmetinden olmak için Al-
lah’a çok yalvardılar. Bunlar da peygamberdir ama
Hz. Muhammed bunlardan daha faziletli ve daha
üstündür.”
Osmanlı Sultanları
Burada Peygamber sevgisi ve sünnetine bağlılıkla
ilgili iki Osmanlı sultanından, bir de Osmanlı paşa-
sından misal vermek istiyoruz.
Hayatını Müslümanların birliğine ve dirliğine vakfe-
den büyük Türk Hükümdarı Yavuz Sultan Selim,
1512’de Mısır’ı fethettikten sonra Peygamber
Efendimiz’in Hırka-ı Şerifini ve diğer Emanat-i Mu-
kaddese’yi, daha iyi bakılıp korunabilmesi için Mı-
sır’dan İstanbul’a getirtmişti. Ama bunları sıradan
bir eşyayı nakleder gibi değil, ta Mısır’dan İstanbul’a
Hatiplerimiz 
en güzel hitabelerini Peygamber
Efendimiz hakkında söylemişler, 
ediplerimiz en güzel yazılarını 
Peygamber Efendimiz hakkında 
yazmışlar, şairlerimiz en güzel şiirlerini
sevgili Peygamberimiz hakkında 
söylemişlerdir.