Sayfa -2-
killerde olur.
(bk. İsrâ, 23–24; Ankebût, 8; Lokman, 14; Ahkâf, 15;
Müslim, İman, 137, 143)
Akrabaya ihsan; ihtiyaçları olduğunda onlara maddî
ve manevî anlamda yardım etmek, onları ziyaret
emek, iyi ve kötü günlerinde yanlarında olmaktır.
Akraba ile ilişkiyi sürdürmek dinimizde “sıla-i ra-
him” kavramı ile ifade edilir. Sıla-i rahim, farz bir
görevdir.
(İsrâ, 26; Buhârî, Edeb, 13)
Akraba ile ilişkileri
sürdürmek, aile ve toplum hayatının huzur ve mut-
luluğu için gerekli bir husustur.
Aile fertlerinin ihsanı; karşılıklı görev ve sorumluluk-
larını yerine getirmekle gerçekleşir. İnsanların en
çok birlikte olduğu ve birbirlerine karşı haklarının
bulunduğu insanlar, aile fertleri özellikle eşler ve ço-
cuklardır. Erkeğin ihsanı; adaletli davranması
(Nisa, 34)
,
eşi ve çocuklarının yeme, içme, giyinme, barınma,
ısınma, eğitim ve sağlık gibi her türlü ihtiyaçlarını za-
manında ve yeterince karşılaması
(Bakara, 233)
onları
dünyevî ve uhrevî zararlardan koruması
(Tahrîm, 6)
,
ibadete teşvik etmesi
(Taha, 132)
, onlara güzel söz
söylemesi, yalan söylememesi, onları aldatmaması
(Nisa, 148)
, aile içi sorunları büyütmemesi, dargın dur-
maması
(Tirmizî, Birr, 24, III, 329)
, işlerini aile fertleriyle is-
tişare etmesi
(Âl-i İmran, 159)
, affedici olması, eşini kö-
tülememesi ve dövmemesi
(Ebû Dâvûd, Nikâh, 42)
şek-
linde gerçekleşir. Kadın ihsanı ise; hem ev işlerinde
hem de çocukların yetiştirilmesi, eğitim-öğretimi,
sağlık, giyim-kuşam, yeme-içme ve benzeri konular-
da yönetim ve sorumluluğu dahilinde bulunan işleri
en iyi şekilde yerine getirmesi, aile fertlerine iyi dav-
ranması, saygılı sevgili olması, eşinin meşru istekleri-
ni makul ve olumlu karşılaması
(Nisa, 34)
, eşine karşı
hoşgörülü ve güler yüzlü olması, iyilik ve hizmetleri-
ne teşekkür etmesi, ekonomik değerleri yerli yerin-
de harcaması, israf etmemesi, eşi ile dargın durma-
ması ve eşini kötülememesi, çocuklarını iyi yetiştir-
mesi şeklinde yerine getirilir. Aile fertleri, karşılıklı bu
görevlerini hakkıyla yerine getirirler, birbirlerini al-
datmazlar, birbirlerine zulmetmezler, karşılıklı hakla-
ra riayet ederlerse aile yuvasındaki birliktelikleri gü-
ven ve huzur içinde devam eder.
İhsanda bulunulması istenen diğer insanlar; komşu-
lar, arkadaşlar, yetimler, yoksullar, yolcular, hizmet-
liler ve işçilerdir. Bunlara ihsan onlara iyi davran-
mak, maddî ve manevî yardımda bulunmak, hakla-
rına riayet etmek ve saygılı olmak şeklinde gerçek-
leşir. Ayet ve hadislerde bu konu önemle dile geti-
rilmiştir.
(bk. Beled, 14–16; Buhârî, Edeb, 22; Tirmizî, Birr, 44)
Ayette “uzak komşu” ve “yakın komşu” zikredile-
rek komşulara ihsan önemle vurgulanmıştır. Top-
lum hayatında insanlar, mesken, dükkân, iş, yolculuk
ve benzeri pek çok alanda sosyal ilişki halindedir.
Aynı ilde, ilçede, köyde ve mahallede birlikte yaşar-
lar. İnsanın komşularına, arkadaşlarına ve misafirle-
rine iyi davranması, haklarına riayet etmesi ve say-
gılı olması temel görevidir. Peygamberimiz (s.a.s.),
“Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede
bulundu ki, onu mirasçı kılacak sandım.”
(Buhârî, Edeb,
28; VII, 78)
“Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek
Müslüman olasın.”
(İbn Mâce, Zühd, 24; II,1410)
“Allah ka-
tında komşunun hayırlısı komşusuna hayırlı alan
kimsedir.”
(Tirmizî, Birr, 28)
“Kim Allah'a ve âhiret gü-
nüne inanıyorsa komşusuna iyilik etsin.”
(Buhârî, Edeb,
31; VII, 79)
buyurarak komşulara nasıl ihsanda bulunul-
ması gerektiğini beyan etmiştir. Bu itibarla ekono-
mik durumları, sosyal konumları, itibar düzeyleri,
etnik kökenleri ve inanç durumları ne olursa olsun,
komşularımıza iyi davranmamız, her şeyden önce
onlara Allah'ın bir kulu olarak bakmamız gerekir.
Hangi sebeple olursa olsun onları küçümseyici, tah-
kir ve alay edici
(Hucûrât, 11; Hümeze, 1; Buhârî, Edeb, 30)
bir
tavır içine girmemiz İslâm ahlâkı ile bağdaşmaz.
Peygamberimiz, (s.a.s.), “Kişiye, mümin kardeşini
küçümsemesi, tahkir etmesi kötülük olarak yeter.”
(Müslim, Birr, 32)
“Kötülüğünden komşusunun emin ol-
madığı kimse cennete giremez”
(Müslim, İman, 73)
bu-
yurarak konunun önemini dile getirmiştir. Komşu
haklarını şöyle özetleyebiliriz;
Birlikte yaşamanın temel şartı,
o toplumda yaşayan insanların
görev ve sorumluluklarını yerine ge-
tirmesi, insan haklarına riayet etmesi,
birlikte yaşadığı insanlara ihsanda
bulunması ve saygı göstermesidir.
“