| |
-
Adet Günü Nasıl
Kararlaştırılır?
- Hanımlardan bazıları
intizamlı adet görür. Adet günlerinin sayısı bellidir. İlk kan
görmede bu günler kararlaşmamış olabilir. Ancak bundan sonra vaki
olabilecek değişiklikle adet günleri değişmiş olur. Mesela ilk
defa beş gün görmüşken, sonra iki defa yedişer gün görürse, bunun
adeti yedi gün olur. Eğer ilk defa yedi gün görüp de ondan sonra
iki defa beş güne düşerse, adet beş olarak kararlaşır. Daima
adeti değişenler, ihtiyat tarafını tutarak amel ederler. En yükseğini
alırlar. (1)
- Adet Günü
Değişenler Ne Yapmalı?
- Daima adet günleri değişenler, ihtiyat tarafını tutarak
amel ederler. bir ayda yedi, diğer ayda sekiz gün adet gören,
sekizinci gün oldu mu yıkanır ve namazlarını kılar, ramazan
ayında ise orucunu tutar. Çünkü sekizinci gündeki kanın, adet üstü
fazla kan olması ihtimali vardır. Fakat sekizinci gün çıkmadıkça
cinsi münasebet kurulamaz. ayrıca on güne kadar devam edecek
kanlar hayız sayılır. (2)
-
Adet
Günlerini Şaşıran Kadın
- İslamiyete her kadının hayız, lohusalık ve temizlik
günlerini, bunların sayısını, zamanını bilmesi gereklidir. Bir
kadın delirse vaya baygınlık geçirse
yahut ilgisizliği nedeniyle adetini unutsa, kan aktığı halde aklı
başına gelip iyileşse, düşündüğü zaman hayız ve nifas günleini
hatırlayacak olur ve bu hatırladığına güvenirse, artık bu kadın ona
göre hareket eder. Hatırlamazsa bu kadına muhayyere - şaşırmış denir. Bu
kadınlar şu guruplar altında toplanabilir:
- Yalnız günlerini unutanlar.
Yani kadın, her ay bir defa kendinden kan geldiğin biliyor, ama
kaç gün geldiğini unutmuş. Bu kadın, hayzı hatırladığından dolayı,
kanın kesilmeksizin gelmeğe başladığı zamandan itibaren üç gün
namazını kılmaz. Sonra, hayız ile temizlik ve hayızdan kurtulmak
arasında tereddiüt ettiğinden dolayı da yedi gün her namaz için
yıkanması lazımdır. Sonra da yirmi gün için temiz olduğunu
bildiğinden, kocasıyla cinsi münasebette bulunabilir.
- Adetinin her ay üç gün olduğunu bildiği halde o üç günün zamanını bilemiyenler. Meselâ ayın
başında mı, ortasın da mı, sonunda mı olduğunukestirmiyor, böylece
hayız ile temizlik arasında tereddüt ettiğinden dolayı, ayın başında üç
gün her namaz için abdest alıp kılar. sonra da her saat hayızdan
kurtulduğunu zannettiğinden dolayı, yirmi yed gün her namaz için boy
abdesti alıp namazlarını kılacaktır.
- Adetin hem kaç gün olduğunu
hem de zamanını bilemiyenler. Bu gibiler için kaide şöyledir:
- Kadın hangi vakitte temizliğini iyice kestirebilirse o zaman
abdestini alıp namazını kılar, orucunu tutar, kocasıyla
cinsi münasebette bulunabilir.
- Hangi vakitte hayız haline girdiğini iyice kestirebilirse tüm
bunları şüphesiz terkedecektir.
- Eğer bir vakitte hayız halinde mi yoksa temiz halinde
bulunduğundan şüphelenirse, hangisi daha uygun diye araştırma yapmak
mecburiyetinde kalır.
- Eğer araştırmazsa, ihtiyatlı olmak üzere her namaz
için boy abdesti almak gerekir.
- Araştırır da gene de şüpheden kurtulmazsa adeti ongün
takdir olunur, her namaz için boy abdesti alır, namazını kılar, ancak
bu on günlük araştırma sürecinde cinsi münasebette bulunamaz.
(6)
- Adetli
iken avret mahallini tıraşı, tırnak kesmek
-
Adetli
veya lohusa durumunda bulunan bir kadının, bu durumda avret mahalli
temizliği
yapması mekruhtur. Bu, yıkandıktan sonra olmalıdır.
Avret
mahalli ve koltuk altı temizliği en az yedi gün içinde, en çok ise 40
gün
içinde yapılmalıdır. Kırk günü geçmemelidir.
Aynı
şekilde adetli iken tırnak kesmek mekruhdur. Yıkandıktan sonra kesmek
gerekir.Cünüp
olan erkek ve kadın da aynı durumdadır. (3)
-
Adet
halini geciktirmek için ilaç kullanmak caizmi?
- Adet
kanama,
yaradılışın gereği tabii bir durum olduğuna göre, bırakalım da Allah'ın
yaratmış olduğu tabii seyri içinde devam etsin. Eğer bu
adet
geciktirici ilaçlar sağlık açısından zararsız ise, kendilerine
zarar
vermiyor, adet düzenini değiştirmiyorsa, bazı özel durumlarda
kullanılabilinir.
Bu ilaçların zararlı olup olmadığı konusunda uzman bir doktora
danışmak
gerekir. (4)
- Kur'an
Öğretmeni Olan Hanım Adetliyse
-
Kadın
Kur'an öğreticisi, hayız halinde, çocuklara kelime kelime öğretir ve
kelimelerin arasını keser. Hece hece Kur'an öğretmesinde de kerahet
yoktur. (5)
Kaynaklar:
Büyük İslam İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen, Bilmen Basım ve Yayınevi
Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan, Gonca Yayınevi, 1993 (3, 4)
En Geniş İslam İlmihali, Ali
Fikri
Yavuz, Çile Yayınları, 1977 (1, 2, 5)
Kadın İlmihali, M. Cemal Öğüt, Bahar
Yayınları, 1971 (6)
|
|